İSG, GIDA, DERNEK ve SOYAĞACI UZMANI OSMAN ELİKÖTÜOĞLU KİŞİSEL WEB SAYFASI

Takdir ve Tebrik Edebilme Erdemi Üzerine!

Takdir ve Tebrik Edebilme Erdemi Üzerine!

Başarısından dolayı çevrenizde en son kimi tebrik ettiniz, kutladınız? Hiç mi? İşte hastalığın kendisi tam da budur! Tanı artık konulmuştur…

Herkesin huzurunda kime teşekkür ettiniz? Hiç mi? Siz de haklısınız…Bir başarı varsa bu sadece ve sadece size ait olabilmeli değilmi? Zira başkası nasıl başarılı olur? Benim adım nasıl geçmez vs. vs…..

Çünkü bu tip bireylerin; “birilerinin görüp; benim göremediğim bir nokta olamazmı? Ya da niçin referans noktası benim fikir merkezim olacaktır? gibi içsel soruları olmamaktadır! Ayrıca şayet böyle bir durum sizde de varsa, bu klinik bulgulara doğru gider; derhal elinizdeki telefonla başka işler yapmayı bırakın ve psikiyatri bölümünden randevu alınız efendim.

Erdemli bir birey olabilmek için; başarı başkasına aitse o küçültülmemeli, hiç edilerek, görmezden gelinerek sıradanlaştırılmamalıdır. Evet, bizim problemimiz de bunun tam aksini yapılmasıdır!

Takdir etme alışkanlığını ve davranışını kazanmamız gerektiği ortada. “Tebrik ederim, müthiş bir iş çıkardın, başarı senin hakkındı, teşekkür ederim…vs.” kelimelerini seslendirmekten kaçınmamamız gerekiyor… Kişinin en büyük ihtiyacı “takdir edilme” duygusunu, kimi zaman takdir eden kimi zaman ise takdir edilen taraf olarak yaşamamız ve yaşatmamız elzem… Takdir edilmeyi severken, bir türlü beceremediğimizi takdir etmeyi de başarmalıyız… Bizlere verilmiş en kuvvetli inisiyatif olan ‘Takdir Etme’ yetkisini artık becerip kullanmalıyız…

Zaten toplum nazarında değeri ve karşılığı olan bir birey, bir de alt vasıfları doluysa böyle basit işlerle haşır-neşir olmadan gerekeni yapacağı için mevz-u bahsimiz bu tür kamil bireyler değildir!

Aksine, hasbelkader toplumun belirli konumlarında bir yerlere gelmiş, getirilmiş yahut oturduğu yerden kalkmamış, toplumda hiçbir karşılığı olmayan tipler konumuz efendim!

Sonuç olarak; takdir etme becerisi önündeki engelleri toplum olarak hep birlikte kaldırmalıyız. Göğsümüzü gere gere, çekinmeden “Tebrik ederim, çok başarılıydın bunu hak ettin, bu başarı en çok sana yakıştı…vs.” cümlelerine ağzımızı alıştırmalıyız.

Osman ELİKÖTÜOĞLU

04 Aralık 2019