İSG, GIDA, DERNEK ve SOYAĞACI UZMANI OSMAN ELİKÖTÜOĞLU KİŞİSEL WEB SAYFASI

Kayı Boyu Üzerine Çalışma

KAYI BOYU, Oğuzların 24 boyundan biridir. Kayı Boyu Oğuzların Bozok kolundan, Cihana nam salan Osmanlı İmparatorluğunu kuran Osmanoğullarının da mensup olduğu bir boydur.
Oğuz Hanın Gün Han Oğulları koluna bağlı olup, Ongunu (kutsal hayvam) şahindir. Oğuz boylarıyla ilgili ilk bilgiler aynı zamanda Türk Tarihine de ışık tutan Kaşgarlı Mahmud’un Divani Lugati’t-Türk adlı eserinde derlenmiştir. Reşideddin’in Camii’t-Tevarih ve Yazıcıoğlu Ali’nin Selçuknamesi (Tarih-i Al-i Selçuk) sinde Kayı boyu ile ilgili bilgilere yer verilmektedir.

Reşideddin’in verdiği bilgiler Oğuzların İslam dinini benimsemelerinden önceki dönemi kapsadığı için büyük önem taşır. Bu kaynakta ve diğer kaynaklarda boylar listesinin en başında yazılması, Kayı boyunun Oğuzlar arasındaki toplumsal ve siyasal konumunun yansımasıdır.

Kayı kelimesi; “muhkem, kuvvet ve kudret sahibi” demektir. Kayı boyunun damgası, iki ok ve bir yaydan ibaretti. Oğuz Han oğlu Gün Han oğlu Kayı’nın, bu boyun ceddi olduğu söylenir. Yirmi sene hükümdarlık yapan Kayı’nın nesli, uzun yıllar bu makamda kalmıştır. Bu sebeple Kayı boyu, Oğuz boyları arasında ilk sırada gösterilmektedir. Dede Korkut da eserinde, gelecekte hanlığın geri Kayı’ya döneceğini bildirerek, Osmanlılar’ı haber vermiştir.

Kaynar, Selçuklular’la birlikte, fetih esnasında ve daha sonraları Anadolu’ya gelip, değişik bölgelerde yerleştiler. Osmanlı Devletinin kuruluşunda, esas nüveyi teşkil ettiler. Osmanlılar zamanında, Rumeli’nin fetih ve iskanına katılmışlardır.

Sultan İkinci Murad, soyunun bu boya mensubiyetini göstermek için, sikkelerine, Kayı boyuna ait iki ok ve bir yaydan müteşekkil damgayı koydurmuştur. Sonraki padişahlarm bastırdıkları sikkelerde görülmeyen Kayı damgasının, Kanuni’ye kadar çeşitli eşya ve silahlar üzerine konulmasına devam edilmiştir.

Kayı Boyu

1) Karakeçili

2) Sarıkeçili

3) Kızılkeçili

4) Akkeçili

5) Haculu

6) Kurtlu

7) Saçıkaralı

8) Atçeken olmak üzere 8 gruba ayrılır.

Kayı boyuna mensup Karakeçili göçebe oymağı, eski zamanlardan beri her yıl, Söğüt’teki Ertuğrul Gazi Türbesini ziyaret etmekte ve bununla ilgili şenlikler yapmaktadır. Sultan İkinci Abdulhamid Han, bu ziyaret ve şenliklere resmi bir hüviyet kazandırdı. Kendi oymağı saydığı Karakeçili gençlerinden, Ertuğrul Alayını teşkil ettirdi. Bu oymak mensuplarını, ziyarete gelen Alman imparatoruna, “akrabalarım” diyerek takdim etmiştir.

Bugün, Kayı boyu mensupları, genellikle; Eskişehir, Mihalıççık, Orhaneli, Isparta, Burdur, Fethiye, Muğla, Aydın, Balıkesir, Ödemiş civarındaki köylerde yerleşmişlerdir. Anadolu geneline 16. ve 17. asırda dağılmışlardır. Osman Gazi’nin ağabeyi olan Gündüz Alp (Gündüz Bey) soyundan gelen Amuca Kabilesi (Amucalar), halen Kırklareli ve Tekirdağ’ın çeşitli köylerinde, Güneydoğu Bulgaristan’da, Balıkesir’in Ertuğrul köyünde varlıklarını sürdürmektedirler.

Günümüzde Kayı boyunun büyük çoğunluğunu oluşturan Karakeçili Aşiretinden, Gaziantep coğrafyasına yerleşenler “Alibayramoğulları”, Elazığ da yerleşik bulunanlara “Çarsancaklı”, Eskişehir bölgesine yerleşenlerin büyük bir bölümü de kendilerini “Özbekli” olarak tanımlarlar.

Sivas coğrafyasına 16. asırda yerleşen Kayı boyu mensupları köylü ve şehirli hayatına geçerek Kayı-Karakeçili benliğini unutarak büyük bir çoğunluğu  “Türk” ismi altında benlik bulmuşlardır. Sivas’a 18. asırda gelen Elikötüoğulları kabilesi geç dönem yörüklük özelliği taşıdıkları için Karakeçililik bilinçleri ve kültürleri tazedir.

Ayrıca Şanlıurfa Karacadağ ve Siverek bölgelerine yoğun olarak yerleşen Kayı boyu Karakeçili aşiretine bağlı soydaşlarımızın büyük bir çoğunluğu“Türklük Bilincine” sahipken diğer bölümü de “Kürtleşmiştir“. Sadece son dönem bilgi ve aydınlanma çağında yöre de Karakeçili Yörük Türkmenlik adına yavaş yavaş kıpırdanmalar başlamıştır.

Osman ELİKÖTÜOĞLU

11 Nisan 2011

Benzer Gönderiler